MacBook Pro M5’in SSD Hızı Apple’ın Beklentilerini Aştı

Sıradaki içerik:

MacBook Pro M5’in SSD Hızı Apple’ın Beklentilerini Aştı

e
sv

Ghost of Yōtei İncelemesi – İntikamın Peşinde Kuzey Japonya

01 Kasım 2025 10:10

Ghost of Tsushima benim için özellikle atmosferi, sanat tasarımı ve dövüş sistemiyle akılda kalan yapımlardan biriydi. Bu nedenle Ghost of Yōtei’ye başlarken beklentim doğal olarak yüksekti. Yeni bir ana karakter, tamamen farklı bir dönem ve Japonya’nın kuzeyine taşınan yeni bir coğrafya ilk etapta biraz temkinli yaklaşmama neden olsa da oyunda geçirdiğim saatlerin ardından şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Ghost of Yōtei’yi gerçekten beğendim.

Sucker Punch, ilk oyunda çalışan formülü tamamen değiştirmeye çalışmak yerine onu geliştirmeyi tercih etmiş. Sonuçta ortaya Ghost of Tsushima’nın temelini koruyan ama özellikle savaş sistemi, keşif ve açık dünya konusunda daha zengin hissettiren bir devam oyunu çıkmış.

Jin Sakai Gitti, Atsu Geldi

Ghost of Yōtei, Ghost of Tsushima’nın doğrudan devam eden hikâyesini anlatmıyor. Aradan yüzyıllar geçmiş durumda ve bu kez Atsu isimli yeni bir karakteri kontrol ediyoruz.

Atsu’nun hikâyesinin merkezinde oldukça net bir motivasyon var: intikam.

Çocukken ailesi Yōtei Altılısı tarafından öldürülen Atsu, yaşananların ardından Ezo’dan ayrılıyor. Yıllar sonra ise yarım kalan hesabını kapatmak için geri dönüyor. Önümüzde altı isim ve bu isimlerin peşinden ilerleyen kişisel bir intikam hikâyesi bulunuyor.

Hikâyenin temelinin çok karmaşık olduğunu söyleyemem. Zaten bence buna ihtiyacı da yok. Oyunun başarılı olduğu nokta, basit görünen bu intikam hikâyesini Atsu’nun karakteri ve karşılaştığımız insanlarla desteklemesi.

Atsu, Jin Sakai’den oldukça farklı bir karakter. Jin’in samuray gelenekleri ile yapmak zorunda kaldıkları arasındaki çatışması ilk oyunun önemli parçalarından biriydi. Atsu ise bu kurallara bağlı bir samuray değil. Geçmişi ve yaşadıkları nedeniyle daha sert, daha doğrudan ve gerektiğinde oldukça acımasız davranabiliyor.

Bu farklılık oynanışa da güzel şekilde yansıyor.

Ayrıca ilk oyunu oynamadıysanız Ghost of Yōtei’ye başlamak konusunda endişelenmenize gerek yok. Hikâye farklı bir dönemde ve farklı karakterlerle ilerlediği için kendi başına rahatlıkla oynanabilecek bir yapım.

Dövüş Sistemi Oyunun En Güçlü Taraflarından Biri

Ghost of Tsushima’nın dövüş sistemini seviyorsanız burada yabancılık çekmeyeceksiniz. Temelde yine saldırı, blok, kaçınma ve doğru zamanda yapılan savuşturmalar üzerine kurulu oldukça akıcı bir sistem var.

Fakat Ghost of Yōtei’nin bence en başarılı geliştirmelerinden biri silah çeşitliliği.

Katana artık tek seçeneğimiz değil. Çift katana, odachi, kusarigama ve mızrak gibi farklı yakın dövüş silahlarını kullanabiliyoruz. Bunun yanında yay ve döneme uygun ateşli silahlar ile kunai gibi farklı ekipmanlar da cephaneliğimizi genişletiyor.

Daha önemlisi, farklı silahların sadece görüntü olarak birbirinden ayrılmaması.

Karşımızdaki düşmanın kullandığı ekipmana göre bazı silahlar daha avantajlı hale geliyor. Bu nedenle özellikle kalabalık çatışmalarda sürekli aynı saldırıları yapmak yerine rakibi okuyup silah değiştirmek gerekiyor.

Ben bu sistemi oldukça sevdim.

Özellikle savaşın ortasında bir silahtan diğerine geçmek, doğru zamanda savuşturma yapıp karşı saldırıya çıkmak ve birkaç düşmanla aynı anda mücadele etmek oyunun temposunu ciddi anlamda yükseltiyor.

Silahların ağırlığını da hissedebiliyorsunuz. Odachi ile yaptığınız saldırıyla çift katana kullanırken aldığınız his aynı değil. Bu küçük gibi görünen fark, onlarca saat boyunca devam eden çatışmaların monotonlaşmasını önemli ölçüde engelliyor.

DualSense kullanımı da burada devreye giriyor. Özellikle çatışmalardaki titreşimler ve uyarlanabilir tetiklerin kullanımı yapılan hareketlere fiziksel bir karşılık veriyor.

Kısacası Ghost of Yōtei’de düşman gördüğümde çatışmadan kaçmak yerine çoğu zaman doğrudan üzerlerine gitmek istedim. Bir aksiyon oyunu için bundan daha güzel bir iltifat yapmak zor.

Ezo’yu Keşfetmek Gerçekten Keyifli

Ghost of Yōtei’nin bir diğer güçlü tarafı açık dünyası.

Açık dünya oyunlarında son yıllarda en çok yorulduğum şeylerden biri haritayı açtığınız anda karşınıza çıkan onlarca simge. Ghost of Yōtei bu konuda oyuncuya biraz daha fazla alan bırakıyor.

Çevreyi gözlemlemek önemli.

Uzakta yükselen bir duman, farklı görünen bir yapı veya ilginizi çeken bir bölge çoğu zaman sizi yeni bir aktiviteye götürebiliyor. İnsanlarla konuşarak yeni yerler öğrenebiliyor veya satın aldığınız harita parçalarını kullanarak keşfedilecek noktaları bulabiliyorsunuz.

Bu sistem bana sürekli görev listesini temizliyormuşum hissi vermek yerine gerçekten etrafı araştırıyormuşum hissini daha fazla yaşattı.

Tabii ki Ghost of Tsushima’dan dönen aktiviteler de var. Bambu kesiyoruz, kaplıcaları buluyoruz, tapınakları ziyaret ediyoruz ve tilkileri takip ediyoruz. Bunların yanına yeni aktiviteler ve toplanabilir içerikler eklenmiş.

Shamisen çalmak, resim yapmak, mağaraları araştırmak, kurtlarla ilgili aktiviteler yapmak ve kelle avlarına çıkmak gibi farklı uğraşlar açık dünyayı destekliyor.

Bütün bunlara rağmen tekrar hissi tamamen ortadan kalkmış değil. Uzun süre açık dünyayı temizlemeye odaklanırsanız bazı aktivitelerin benzer yapıda olduğunu fark ediyorsunuz. Ancak benim için ana hikâye ile keşif arasında denge kurarak oynadığımda bu durum ciddi bir problem haline gelmedi.

Kamp Sistemi Güzel Bir Dokunuş

Oyuna eklenen kamp sistemi de hoşuma giden detaylardan biri oldu.

Uygun alanlarda kamp kurabiliyor, yemek hazırlayabiliyor, bazı ekipmanlarımızı tamamlayabiliyor ve dinlenebiliyoruz. Zaman zaman kampımıza farklı karakterlerin uğraması da dünyada sürekli hareket halinde olduğumuz hissini güçlendiriyor.

Mekanik olarak baktığımızda çok derin bir sistem değil. Hatta bazı tarafları biraz daha geliştirilmiş olsaydı oyuna çok daha fazla katkı sağlayabilirdi.

Ancak benim için asıl değeri oyunun temposunu değiştirmesi oldu.

Bir süre çatıştıktan veya keşif yaptıktan sonra ateş başında durmak, ardından tekrar yola çıkmak Ghost of Yōtei’nin atmosferine gerçekten yakışıyor.

Görsel Olarak Muhteşem

Ghost of Tsushima çıktığında sanat tasarımıyla çok konuşulmuştu. Ghost of Yōtei bu konuda çıtayı aşağı indirmiyor.

Hatta benim için oyunun en etkileyici taraflarından biri kesinlikle dünyasının görünümü oldu.

Karlı dağlar, geniş düzlükler, ormanlar, göller, çiçeklerle kaplı alanlar ve uzakta sürekli kendisini gösteren Yōtei Dağı oyuna çok güçlü bir kimlik kazandırıyor.

Burada sadece grafik kalitesinden bahsetmiyorum.

Teknik olarak çok detaylı bir görüntü sunmak başka, baktığınız sahnenin güzel görünmesini sağlamak başka bir şey. Ghost of Yōtei özellikle ikinci konuda çok başarılı. Renk kullanımı, rüzgâr, uçuşan yapraklar, hava koşulları ve çevre tasarımı bir araya geldiğinde bazen ilerlemeyi bırakıp sadece etrafa baktığım anlar oldu.

Fotoğraf modu kullanmayı sevenlerin oyunda fazlasıyla vakit geçireceğini düşünüyorum.

Üstelik görselliğe rağmen oyun PS5 üzerinde oldukça akıcı bir deneyim sunuyor. Yükleme sürelerinin kısa olması da açık dünyada dolaşırken temponun kesilmemesini sağlıyor.

Ses tarafı da görselliğin gerisinde kalmıyor. Çevresel seslerden silahların çarpışmasına kadar ses tasarımı atmosferi tamamlıyor. Ben özellikle Japonca seslendirmeyle oynamanın dünyaya çok daha iyi oturduğunu düşünüyorum.

Türkçe Dil Desteği Önemli

Ghost of Yōtei’de Türkçe arayüz ve altyazı desteğinin bulunması ayrıca sevindirici.

Hikâye odaklı ve bol diyalog içeren bu tarz yapımlarda Türkçe desteğinin deneyime doğrudan katkısı olduğunu düşünüyorum. Özellikle yan görevlerdeki karakter hikâyelerini ve çevrede karşılaştığınız diyalogları kaçırmadan takip edebilmek önemli.

İlk oyundaki yerelleştirmeye kıyasla kullanılan dilin daha doğal hissettirdiğini de söyleyebilirim.

Kusursuz Değil

Oyunu çok beğenmiş olmam kusurlarını görmediğim anlamına gelmiyor.

Özellikle yapay zekâ zaman zaman oyunun genel kalitesinin altında kalabiliyor. Bu durum en fazla gizlilik sırasında belli oluyor. Düşmanların çevrelerinde yaşanan olaylara beklediğiniz kadar iyi tepki vermediği anlar var.

Bazı açık dünya aktivitelerinin bir süre sonra kendisini tekrar etmeye başlaması da tamamen çözülmüş değil.

Düşmana kilitlenme sistemi de zaman zaman kamerayla mücadele etmenize neden olabiliyor. Kalabalık çatışmalarda sistemin her zaman istediğim düşmana odaklandığını söyleyemem.

Dürbün sistemi ise bana göre potansiyelinin altında kalmış. Keşfin önemli olduğu bir oyunda daha kullanışlı ve esnek bir dürbün görmek isterdim.

Bunlar oyunun genel deneyimini bozacak seviyede sorunlar değil ama Ghost of Yōtei gibi yapım kalitesi yüksek bir oyunda daha fazla göze batıyorlar.

Sonuç

Ghost of Yōtei’den beklentim yüksekti ve oyun büyük ölçüde bu beklentimi karşıladı.

Sucker Punch, Ghost of Tsushima’yı baştan yaratmaya çalışmak yerine iyi çalışan taraflarını koruyup eksik kalan noktaların önemli bir bölümünü geliştirmiş. Özellikle silah çeşitliliği sayesinde savaş sistemi daha dinamik hale gelmiş, keşif sistemi oyuncuyu harita ikonlarına daha az bağımlı bırakmış ve Ezo başlı başına gezmek istediğim bir dünyaya dönüşmüş.

Atsu’yu da sevdim. Jin Sakai’nin yerine geçmeye çalışan bir karakter gibi hissettirmek yerine kendi hikâyesi, kişiliği ve motivasyonları olan farklı bir ana karakter yaratılması bence doğru tercih olmuş.

En önemlisi ise Ghost of Yōtei oynarken sürekli bir sonraki göreve yetişmeye çalışıyormuşum gibi hissetmedim. Bazen atımla hiçbir hedef belirlemeden dolaştım, bazen gördüğüm bir dumanın peşinden gittim, bazen de yalnızca manzarayı izlemek için durdum. Ardından karşıma çıkan birkaç düşmanla yapılan iyi bir çatışma tekrar oyunun temposunu yükseltti.

Ghost of Yōtei kusursuz değil. Yapay zekâ, bazı tekrar eden aktiviteler ve birkaç mekanik daha iyi olabilirmiş. Fakat bunların hiçbiri oyundan aldığım keyfin önüne geçmedi.

Ghost of Tsushima’yı sevdiyseniz burada tanıdık gelen çok şey bulacaksınız. Fakat Ghost of Yōtei sadece önceki oyunun farklı haritalı bir versiyonu olmakla yetinmiyor. Özellikle savaş sistemi ve keşif tarafındaki geliştirmelerle serinin formülünü ileri taşıyor.

Ben oynarken fazlasıyla keyif aldım ve oyun bittikten sonra Ezo’da biraz daha kalmak istemem sanırım Ghost of Yōtei hakkında verebileceğim en net yorum.

Puan: 9/10

  • Site İçi Yorumlar

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

error: Content is protected !!