PCkoloji

Segment.Com.tr
0

NASIL ÇALIŞIR: BULUT DEPOLAMA

DONANIM DOSYALARIİNTERNET DOSYALARI
Görkem YILDIRIM tarafından 7 Mart, 2013 saat 21:09 tarihinde yazıldı.

Google, Apple, Microsoft, Amazon gibi büyük firmaların sahip olduğu sunucuların müthiş derecede yüksek hesaplama gücüne ve depolama alanına sahip olduğu ortada. İnternet bağlantısının sürekli ve hızlı hale geldiği günümüzde verilere her an her yerden erişim için sabit disk taşımak gerekmiyor. Online depolama ortamları sayesinde verilerimiz güvenli biçimde depolanabilir ve internet bağlantısı olan her ortamdan erişilebilir. Bu sistemin bir diğer getirisi hırsızlık ya da yangın gibi ciddi problemlerde verilerin erişilmez hale gelmemesi. Bulut depolama olarak tabir edilen yeni nesil online depolama servisleri, online bağlantısı olan çok sayıda sunucu kümesinden oluşuyor. Büyük firmaların bulut depolama servisi sunmasının tek amacı kiralama yoluyla para kazanmak değil. Elbette x GB alanı aylık ya da yıllık kiralamak ve kazanç elde etmek mümkün ama satılan dijital medyanın kullanıcıya sunumu açısından da avantajlar var. Örneğin Amazon’dan MP3 alanlar bunları doğrudan Amazon Cloud adlı bulut depolama ortamında saklayabiliyor.

 Bu tür hizmetler uzun süreden beri var. Aslına bakarsanız hergün ziyaret ettiğimiz sitelerin dosyalarını, veritabanlarını içeren internet sunucuları yani host firmaları da bulut depolama esasını kullanıyor. Herhangi bir internet sitesini ziyaret ettiğimizde ona ait dosyalar internet üzerinden bize ulaşıyor. Bizler yorum, dosya vb gönderdiğimizde bu bulut depolama ortamlarında saklanıyor. Büyük firmaların sahip olduğu futbol sahası büyüklüğündeki sunucu tarlalarının çok özenli biçimde soğuk olan yerlere yerleştirilmesi şaşırtıcı olmamalı. Bu tür yatırımlar ilk aşamada yüksek olsa da sonradan getirisi yüksek. Dikkat edilmesi gerekenler elektrik ve soğutma için ödenecek bedel. İskandinavya gibi soğuk ülkelerdeki sunucularda soğutma masrafı çok daha az alıyor. Hele bir de nehir yanındaki baraja yakın olursa faturalar daha düşük hale gelebiliyor. Elbette yüksek hızlı fiber internet bağlantısı da erişilebilir ve ekonomik olmalı. Farklı kıtalardaki sunucularla dünya geneline hizmet vermek mümkün. Küçük firmalar için en mantıklı seçenekse Amazon S3 sunucularından yer kiralayıp hizmet vermek.

Bulut depolama

Son zamanlarda sıkça adı geçen bulut depolamada esası oluşturan sistem bilgisayara uzaktan erişim. Bilgisayarınız ya da cep telefonunuzdaki programı kullanarak internet bağlantısı üzerinden bir diğer uzak sunucuya bağlanıp dosya alıyor ya da gönderiyorsunuz. Bilgisayara ya da telefona program kurmadan da sadece internet tarayıcı kullanarak dosya alıp vermek mümkün ama bu durumda işler manuel hale dönüşüyor yani kullanıcı daha fazla efor sarfetmek zorunda kalıyor. Servislere özel programların görevi veri eşleştirmeyi otomatik hale getirmek. Dosyalar değiştiği anda lokaldeki ya da uzaktaki kopyalar yeni hallerini alacak biçimde güncelleniyor. Eğer sistemin basit olması şart değilse internet sunucu için host servisi alıp FTP ile veri eşleştirme yapılabilir ama pek pratik olmaz.

 Bulut depolama servislerinde de kullanıcıya ait bir kullanıcı adı ve şifre var. Aynı zamanda dosyaları ya da klasörleri istenen kişilerle paylaşma kolaylığı bulunuyor. Bu alanda en güçlü olan firmaları başta söyledik. Diğer yandan bulut depolamanın duyulmasını sağlayan öncü firmalardan biri Dropbox oldu. Firmanın öne çıkmasını sağlayan ilk özellik farklı istemciler için program sunması diyebiliriz. Örnek vermek gerekirse Windows, Mac, Linux işletim sistemli bilgisayar, iOS, Android, BlackBerry OS, Windows Phone işletim sistemli cep telefonu ve tablet bilgisayar sahipleri Dropbox sunucularına erişebiliyor. Geriye kalan bir eksik yok gibi görünüyor ve üstelik bu programlar ücretsiz. Aynı zamanda 2 GB kullanıcı alanı da ücretsiz. Diğer yandan Microsoft’un SkyDrive servisi Windows ve türevlerine öncelik veriyor. Diğer servislerde de bu tür sınırlamalar var yani tam evrensel olamadılar.

Sadece dosya depolama değil

Google File System’i esas alan Google sunucuları aşırı büyük değil ama çok sayıda farklı konumda bulunuyor. Bu sayede birinde sorun olursa diğerleri devreye giriyor ve sorun çıkan sunucuyu kısa sürede onarmak mümkün oluyor. Bulut depolama hizmeti veren firmaların sayısı arttıkça farklılık sağlayan yenilikler görmeye başlıyoruz. Amazon’un S3 servisinden bir alan kiralayıp uygun istemci programlarını hazırlarsanız siz de bulut depolama hizmeti verebilirsiniz ama önemli olan bir şekilde fark katmak. Örneğin kullanıcıların depoladığı fotoğrafları galeriye dönüştürmek, videoları indirmeden izlemelerini, MP3’leri indirmeden dinlemelerini sağlamak, ofis dosyalarını düzenleme şansı vermek gibi ama zaten bunları sunan birçok bulut depolama servisi var. Google’ın bu alanda öncülüğü söz konusu. Google Docs ile ofis paketi kurma derdi ortadan kalktı. Google Music ile 20 bin şarkıyı ücretsiz depolama imkanınız var. Yeter ki dosya boyutu 250 MB değerini aşmasın. Picasa ise artık daha da iyi çünkü eskiden 1 GB alanı ücretsiz sunuyordu ama Google+ sonrasında 2000×2000 piksel altı fotoğrafları ve 15 dakika altı videoları alan harcamaz görmeye başladı.

 

Diğer yandan Google’ın doğrudan dosya odaklı bulut depolama servisi hala hizmete girmiş değil. Google Docs ile bu şekilde dosya depolamak mümkün ama bilgisayar için istemci program yok. Android uyumlu Google Docs programı var ve bir süre önce Offline mod desteği eklendi. Benzer biçimde Google Music için Music Manager adlı PC programı ve Play Music adlı Android programı var. Picasaweb depolama içinse Picasa adlı bilgisayar programı bulunuyor ama arka planda çalışmıyor ve çok programla kullanıcıların kafası karışıyor. Artık dosyaları takım halinde ortaklaşa hazırlamak sorun değil. Eskiden dosya hazırladıktan sonra e-posta ile birine göndermek sonra geri gelmesini bekleyip tekrar elden geçirmek gerekiyordu. Online ofis hizmetleri sayesinde dosyayı başkalarıyla paylaşmak ve birlikte düzenlemek mümkün ve pratik. Aynı zamanda versiyonları takip etme ve eski versiyona geri dönme desteği de var. Bu aşamada devreye giren Google Cloud Connect adlı API. Microsoft Office kullanıcıları programdan ayrılmak istemiyorsa eklenti kurarak bu desteği katabiliyor. Microsoft ise benzer amaca yönelik olarak SharePoint aracını kullanıyor ama Google Cloud Connect’in aksine SharePoint ücretsiz değil.

Google Cloud Print

Akıllı cep telefonları ve tablet bilgisayarların satışları arttıkça PC’ler gözden düşmeye başladı. İster istemez servisler taşınabilir cihazlara göre şekilleniyor. Google Cloud Print adından anlaşılacağı gibi bulut depolama esaslı bir bağımsız çıktı alma servisi. Yazıcınızı bu sisteme üye ettikten sonra herhangi bir noktadan ve herhangi bir cihazı kullanarak kablosuz yolla baskı emri verebilirsiniz. Programlar ücretsiz ve Google hesabı elde etmek kolay. Tek sıkıntı yazıcıya Google Cloud Print desteği eklemek olabilir. Yeni yazıcılarda destek var ama eksi modellere bir modül eklemek gerekebiliyor. Google Cloud Print hesabına sayısız farklı yazıcı ekleme ve baskı aşamasında seçme imkanı var. Bu servis de ücretsiz. Bilgisayarda Windows, Mac OS ya da Linux yüklü olması sorun değil. Cep telefonlarından da işletim sistemi sorun olmadan bağlanıp çıktı alınabiliyor.

 

Google Music servisinde dosyaları farklı yollarla almak ve dinlemek mümkün. Aynı zamanda arşivi indirme desteği de bulunuyor ki bu sayede iyi bir online yedek haline dönüşüyor. MP3 dışında WMA (Windows), AAC ve OGG (Linux) desteği de var. FLAC dosyalar da yüklenebiliyor ama online ortamda MP3 olarak saklanıyor. Bu tür telifli içeriklerin online ortamda depolanması ve Google şifrenizi verdiğiniz başka kişilerce de dinlenebilmesi müzik firmalarının tasvip etmediği bir durum. Bulut depolama odaklı servislerin tümü faydalı özellikler sunuyor ve çoğu ücretsiz hizmet veriyor. Daha fazla depolama alanı isteyenler GB başına yıllık 0.25-2$ ödemek zorunda. En ucuz seçenek Google sunucuları. 20 GB ek alan yıllık 5$. Şimdilerde en büyük sıkıntı internet bağlantısının dosya gönderme hızının düşüklüğü. 10 Mbps internet paketi alanlar bile dosya gönderme sırasında 1 Mbps sınırına takılabiliyor.

PaylaşTweet about this on Twitter0Share on Facebook0

Login

Lost your password?